Nüfus, Suç ve Yoksulluk – Karl Marx

Sefaleti azaltmadan zenginliği arttıran, suç oranını sayıca yükselten toplumsal bir sistemin kalbinde bir çürüme vardır. 1855 yılını önceki yıllarla karşılaştırırsak, 1855’ten 1858’e kadar suç oranlarında makul bir azalma olduğu görülüyor. 1854 yılında 29,359 kişi bir suçtan yargılanmışken, bu sayı 1858 yılında 17,855’e düşmüş. Aynı şekilde, hüküm giyen kişi sayısı da, aynı oranda olmasa bile, büyük ölçüde düşüş göstermiş.

Bununla birlikte, 1854’ten bu yana suç oranlarında gerçekleşen bu düşüş, esasında İngiliz yargısındaki bazı teknik değişikliklere atfedilmelidir. Misal, ilk etapta Çocuk Suçlular Yasası [1] ve ikinci etapta polis mahkemesi hâkimine, mahkûmların da rızasıyla kısa süreli cezalar verme yetkisi veren 1855 tarihli Ceza Adalet Yasası’nın işleyişine.

Yasa ihlalleri, genellikle yasa koyucuların kontrolü dışındaki ekonomik kurumların ürünüdür, ancak Çocuk Suçlular Yasası’nın işleyişinin de gösterdiği üzere, kendi kurallarının belirli ihlallerini suç veya sadece ihlal olarak damgalamak bir dereceye kadar resmi topluma bağlıdır.

Bu isimlendirme farkı, kayıtsız kalmak şöyle dursun, binlerce insanın kaderini ve toplumun ahlaki tonunu belirler. Hukukun kendisi suçu cezalandırmakla kalmayıp onu doğaçlama da yapabilir ve profesyonel hukukçuların hukuku bu yönde çalışmaya çok uygundur. Bu nedenle, saygın bir tarihçi tarafından da haklı olarak belirtildiği üzere, ortaçağ zamanlarının Katolik ruhban sınıfı, insan doğasına ilişkin karanlık görüşleri ile ceza yasalarına nüfuz ettiğinde, affedilmiş günahlardan daha fazla suç yaratmıştır.

Söylemesi tuhaftır, Birleşik Krallık’ta suçun ciddi biçimde, örneğin yüzde 50, hatta yüzde 75 oranında azaldığı tek bölüm İrlanda. Bu gerçeği, İngiltere’deki kamuoyunun İrlanda’daki kusurlarının sebebinin İngilizlerin kötü yönetiminin değil, İrlanda insanının doğası olduğu yönündeki görüşe nasıl uydurabiliriz? Yine de İrlanda insanının doğasındaki bu mutlu değişime İngilizlerin yönetimi değil, kıtlık [2], göç, İrlanda’da emeğin lehine gelişim gösteren şartlar neden oldu. Bununla birlikte, aşağıdaki tablo ifadelerinin önemi yanlış anlaşılamaz:

 

[1]: 1854’te İngiltere’de, eski yasalara göre kısa süreli hapis cezasıyla cezalandırılan suçlar için yaşları 12 ila 16 arasında değişen çocuk suçluların gönderildiği ıslah okullarının kurulmasına atıfta bulunuluyor.

[2]: 1845-47’de, çiftliklerin yıkılması ve İngiliz toprak sahipleri tarafından acımasızca sömürülen köylülerin yoksullaşması nedeniyle İrlanda’yı şiddetli bir kıtlık sardı. İrlandalı köylülerin başlıca gıda maddesi olan patates kıtlığı olmasına rağmen, İngiliz toprak sahipleri, nüfusun en yoksul kesimlerini açlığa mahkûm ederek ülkeden yiyecek ihraç etmeye devam ettiler. Yaklaşık bir milyon insan açlıktan öldü ve kıtlığın neden olduğu yeni göç dalgası bir milyonu daha alıp götürdü. Sonuç olarak, İrlanda’nın büyük bölgelerinin nüfusu azaldı ve terkedilmiş topraklar İrlandalı ve İngiliz toprak sahipleri tarafından otlaklara dönüştürüldü.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: