Her Fırsatta Türk Aile Yapısına Küfür Eden Feminist Örgütler Kadınları Feodal Temelli Taciz Grupları Karşısında Yalnız Bıraktı

Kadın Meclisleri denen HDP ve AB güdümlü sözde kadın örgütü Afgan ve Pakistanlıların sistematik tacizine uğrayan Türk kadınlarının safından durum değerlendirmesi yapmak yerine tacizcilere paratoner olmayı seçti. Uzun süredir herhangi bir açıklamada bulunmayan bu sözde kadın dernekleri taciz mağduru kadınlar karşısında oldukça tartışmalı açıklamalarda bulundu. Büyük Sermayenin onlar olmasa türlü türlü sektörler çöker açıklamalarını aratmayan açıklama metni infial uyandırdı. Hem akın akın gelen genç erkeklerin yarattığı taciz olaylarına karşı duracaklarını hem de yabancı düşmanlığını engelleyeceklerini söyleyen grubun bunu hangi temelden nasıl başaracağı, yarattıkları paradoks kafa karıştırdı. İnsan aklıyla dalga geçen “Kadın Meclisleri” bir noktada İslamcıların kurmak istediği yoğun dinsel sömürü ve kadınların sosyal hayattan silinmesi ile sonuçlanabilecek yeni toplumsal sistemin – ağır kapitalist – koşulun açıcısı olma misyonunu üstlenmiş oldu.

Tacizi inkar ettiler, taciz suçunu “hangi tarihlerde çekildiği belli olmayan” durumlar gibi sanki bir önemi varmışçasına önemsizleştirmeye, kadınların travmalarını değersizleştirmeye çalıştılar. Sistematik tacize sol liberallerden bir noktada onay verilmiş oldu.

Kadın Meclisleri adlı sol liberal örgütün açıklaması şöyle:

“Son dönemde hangi tarihlerde çekildiği belli olmayan fakat art arda sosyal medyada dolaşıma giren, göçmen erkekler tarafından tacize uğrayan kadınların görüntüleri gündeme geliyor. Bu görüntüler üzerinden ayrımcılığın ve ırkçılığın körüklendiğini görüyoruz. Kadına yönelik şiddet bir toplumsal cinsiyet eşitsizliği sonucudur. Farklı adlandırma çabaları ise sadece bu temel sebebi görünmez kılmaya yarar. Kadına yönelik şiddet ve taciz, yabancı düşmanlığı için bir araç olamaz.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadınların şiddet, taciz tehdidi olmadan yaşamasını sağlamak, faili her kim olursa olsun soruşturma ve kovuşturmayı yürütmek devletin sorumluluğudur. Nefretin, ayrımcılığın, ırkçılığın şimdi de kadına yönelik taciz ile meşrulaştırılarak tehlikeli kaygan zeminler yaratılmasına izin vermeyeceğiz. Erkek şiddetinin de yabancı düşmanlığının da karşısındayız.”

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: