Komünistler Milli Savaşta Örnek Olmalıdırlar – Mao ZEDUNG

Yurtseverlik ve Enternasyonalizm – Mao Zedung – Proleter Gündem (proletergundem.com) (Öncelikle Bu Yazı Okunmalıdır)

    Yukarıdaki nedenlerden dolayı, Komünistler millî savaşta büyük inisiyatif göstermeli ve bunu somut olarak ortaya koymalı, yani her alanda örnek bir öncü rol oynamalıdırlar. Savaşımız zor şartlar altında verilmektedir. Geniş kitlelerin millî bilinci, kendine olan millî saygısı ve millî güveni, yeterince gelişmemiştir; halkın büyük çoğunluğu örgütlenmemiştir. Çin’in askerî gücü zayıf, ekonomisi geridir, siyasî sistem demokratik değildir, yozlaşma ve kötümserlik mevcuttur ve birleşik cephede birlik ve dayanışma eksikliği vardır. İşte zor şartlardan bazıları bunlardır. Bundan dolayı da Komünistler bütün bu kötü şeylere son vermek için bütün milleti birleştirmenin büyük sorumluluğunu bilinçli bir şekilde yüklenmelidirler. Komünistlerin örnek öncü rolü burada hayatî bir önem taşımaktadır. Sekizinci Yol Ordusu ve Yeni Dördüncü Ordudaki Komünistler cesur bir şekilde savaşmada, emirleri yerine getirmede, disipline uymada, siyasî çalışmada, içteki birliği ve dayanışmayı geliştirmede örnek olmalıdırlar. Komünistler, dost partiler ve ordularla olan ilişkilerinde, Japonya’ya karşı direnmek için birliğe dayanan sağlam bir tutum takınmalı, birleşik cephenin programını savunmalı ve direnme görevlerini yerine getirmede örnek olmalıdırlar; sözlerine sadık olmalı, eylemde kararlı davranmalı, kibirlilikten, arınarak, dost parti ve ordulara danışma ve onlarla işbirliği yapmada samimi olmalı ve birleşik cephe içindeki parti içi ilişkilerde örnek olmalıdırlar. Hükümet işlerinde görevli her Komünist, her yönden tutarlı olmak, atama yaparken adam kayırmamak ve bir karşılık beklemeden çok çalışmak konusunda örnek olmalıdır. Kitleler arasında çalışan her Komünist onların efendisi değil dostu, bürokrat bir politikacı değil, yorulmak bilmeyen bir öğretmen olmalıdır. Bir Komünist hiç bir zaman ve hiç bir şart altında kendi kişisel çıkarlarına öncelik tanımamalıdır; kişisel çıkarlarını milletin ve kitlelerin çıkarlarına tabi kılmalıdır. Dolayısıyla, bencillik, gevşeklik, yiyicilik, gösteriş düşkünlüğü, vb. nefret verici davranışlardır; buna karşılık kendinden feragat, canla başla çalışmak, kendini bütün kalbiyle halkın hizmetine adamak ve gösterişsiz bir şekilde sıkı çalışmak saygı uyandırır. Komünistler Parti dışındaki bütün ilericilerle uyum içinde çalışmalı ve arzu edilmeyen her şeyi ortadan kaldırabilmek için bütün halkı birleştirmeye çaba göstermelidirler. Komünistlerin milletin küçük bir kesimini meydana getirdikleri ve Parti dışında birlikte çalışmamız gereken çok sayıda ilerici ve faal unsur olduğu kavranmalıdır.

      Sadece kendimizin iyi, başkalarının ise işe yaramaz olduğunu düşünmek tamamen yanlıştır. Siyasî bakımdan geri olan insanlara gelince, Komünistler onları küçümseyip hor görmemeli, onlarla dost olmalı, onlarla birleşmeli, onları ikna etmeli ve ilerlemeleri için teşvik etmelidirler. İflah olmayacaklar dışında çalışmalarında hatalar yapmış bir kimseye karşı Komünistlerin tavrı onu reddetmek değil, değişmesine ve her şeye yeniden başlamasına yardımcı olmak üzere ikna etmek olmalıdır. Komünistler hem pratik, hem de uzak görüşlü olmada örnek olmalıdırlar. Çünkü kendilerine düşen görevleri ancak pratik davranarak yerine getirebilirler ve ancak uzak görüşlü olmakla yollarını şaşırmadan ilerleyebilirler. Komünistler bundan dolayı öğrenmede örnek olmalı, kitlelerin hem öğrencisi hem de öğretmeni olmalıdırlar. Ancak halktan, somut şartlardan, dost  parti ve ordulardan öğrenerek çalışmamızda pratik ve gelecek konusunda da uzak görüşlü olabiliriz. Uzun bir savaşta ve zor şartlar altında bütün milletin dinamik enerjisinin güçlüklere karşı mücadele için seferber edilebilmesi, düşmanın yenilebilmesi ve yeni bir Çin’in kurulabilmesi, ancak Komünistlerin, dost partiler, ordular ve kitleler arasındaki bütün ilerici unsurlarla birlikte örnek öncü rolü en iyi şekilde oynamalarıyla mümkündür.

BÜTÜN MİLLETİ BİRLEŞTİRELİM VE MİLLETİN
İÇİNE SIZMIŞ DÜŞMAN AJANLARIYLA
MÜCADELE EDELİM


      Güçlükleri altetmek, düşmanı yemek ve yeni bir Çin kurmak için tek siyaset, Japonya’ya karşı millî birleşik cepheyi sağlamlaştırmak ve genişletmek ve bütün milletin dinamik enerjisini seferber etmektir. Ama daha şimdiden millî birleşik cephemiz içinde yıkıcı bir rol oynayan düşman ajanları yani hainler, Troçkistler ve Japon taraftarı unsurlar vardır. Komünistler bunlara karşı daima uyanık olmalı, caniyane faaliyetlerini gerçeğe dayanan delillerle açığa çıkarmalı ve bunlara kanmaması için halkı uyarmalıdırlar. Komünistler bu düşman ajanlarına karşı siyasî uyanıklıklarını artırmalıdırlar; birleşik cephenin genişletilmesi ve sağlamlaştırılmasının, düşman ajanlarının açığa çıkarılmasından ve içimizden sökülüp atılmasından ayrı tutulamayacağını anlamalıdırlar. Dikkatimizi sadece bir tarafa verip, diğer tarafı unutmak tamamen yanlıştır.

KOMÜNİST PARTİSİNİ GENİŞLETELİM VE PARTİYE
DÜŞMAN AJANLARININ SIZMASINI ÖNLEYELİM


      Komünist Partisi, güçlükleri altetmek, düşmanı yenmek ve yeni bir Çin inşa etmek için örgütünü genişletmeli ve gerçekten devrime bağlı. Partinin ilkelerine inanan, siyasetlerini destekleyen ve onun disiplinine ve sıkı çalışmasına bağlı kalmaya gönüllü olan işçi, köylü ve faal genç unsurlardan meydana gelen kitlelere kapılarını açarak büyük bir kitle partisi haline gelmelidir. Bu konuda hiç bir kapalı-kapıcılık eğilimi hoş görülmemelidir. Ama aynı zamanda, düşman ajanlarının sızmalarına karşı uyanıklıkta en ufak bir gevşeme olmamalıdır. Japon emperyalist gizli örgütleri durmadan partimizi bölmeye ve faal unsurlar kisvesi altında parti saflarına el altından gizli hainleri, Troçkistleri, Japon taraftarı unsurları, soysuzlaşmış kimseleri ve mevki düşkünlerini sızdırmaya çalışmaktadır. Böyle kişilere karşı aldığımız sıkı tedbirleri ve uyanıklığımızı, bir an bile gevşetmemeliyiz. Kararlaştırılmış olan siyasetimiz Partinin cesaretle genişletilmesi olduğuna göre, düşman ajanları sızar korkusuyla kapılarımızı kapalı tutmamalıyız. Ama cesaretle üyelerimizi çoğaltırken, içeriye sızmak için bu fırsattan yararlanmaya kalkacak olan düşman ajanlarına ve mevki düşkünlerine karşı uyanıklığımızı gevşetmemeliyiz. Eğer dikkatimizi sadece bir tarafa verir ve diğer tarafı unutursak hatalar yaparız. Tek doğru siyaset: “Partiyi cesaretle genişlet, ama arzu edilmeyen tek kişiyi de partiye alma”dır.

HEM BİRLEŞİK CEPHEYİ HEM DE PARTİNİN
BAĞIMSIZLIĞINI KORUYALIM


      Güçlükleri alt etmek, düşmanı yenmek ve yeni bir Çin inşa etmek, ancak millî birleşik cepheyi sağlam bir şekilde korumakla mümkün olabilir. Bundan asla şüphe edilemez. Bunun yanı sıra, birleşik cephedeki her parti ve grup, kendi ideolojik, siyasî ve örgütsel bağımsızlığını korumalıdır; bu Guomindang, Komünist Partisi ya da herhangi başka bir parti ya da grup için geçerlidir. Üç Halk İlkesindeki Demokrasi İlkesi, partiler arası ilişkilerde, hem bütün partilerin ve grupların birleşmesini hem de her birinin bağımsız kalmasını mümkün kılar. Bağımsızlığı reddederek, sadece birlikten söz etmek, Demokrasi ilkesini terketmek anlamına gelir ki, bunu da ne Komünist Partisi ne de herhangi bir başka parti kabul edemez. Hiç şüphe yok ki, birleşik cephe içinde bağımsızlık mutlak değil, nisbi-dir ve onu mutlak olarak görmek, düşmana karşı birlik genel siyasetine zarar verir. Ama bu nisbî bağımsızlık reddedilmemelidir; ideolojik, siyasî ve örgütsel yönden her parti nisbî bağımsızlığına, yani nisbî özgürlüğe sahip olmalıdır. Ayrıca bu nisbî özgürlük tanınmaz ya da gönüllü olarak terkedilirse, düşmana karşı birlik genel siyaseti de zarar görmüş olur. Bu, hem Komünist Partisinin, hem de dost partilerin bütün üyelerince iyice kavranmalıdır.
      Aynı şey, millî mücadele ile sınıf mücadelesi arasındaki ilişki için de geçerlidir. Direnme Savaşında her şeyin direnişin çıkarlarına tabi kılınması gerektiği, tartışma götürmez bir ilkedir. 
 Bu yüzden, sınıf mücadelesinin çıkarları Direnme Savaşının çıkarlarına tabi kılınmalı ve onlara ters düşmemelidir. Ama sınıflar ve sınıf mücadeleleri gerçektir ve sınıf mücadelesi gerçeğini inkâr edenler yanılmaktadırlar. Bu gerçeği inkâr etmeye kalkan teori, tamamen yanlıştır. Biz sınıf mücadelesini inkâr etmiyoruz, onu şartlara uyguluyoruz. Savunduğumuz karşılıklı yardımlaşma ve karşılıklı taviz siyasetini, sadece parti ilişkilerine değil, sınıf ilişkilerine de uygulamak mümkündür. Japonya’ya karşı birlik, sınıf ilişkilerindeki değişikliği hesaba katan doğru bir siyaseti, emekçi halkı siyasî ve maddî bakımdan savunmasız bırakmayan, ama aynı zamanda, zenginlerin de çıkarlarını gözönünde bulunduran ve böylece düşmana karşı dayanışmanın gereklerini yerine getiren bir siyaseti zorunlu kılar. Sadece bir tarafı gözetmek ve diğer tarafı ihmal etmek Direnme Savaşı için kötü bir şeydir.

DURUMU BİR BÜTÜN OLARAK ELE ALALIM
ÇOĞUNLUK AÇISINDAN DÜŞÜNELİM
VE MÜTTEFİKLERİMİZLE BİRLİKTE ÇALIŞALIM


      Komünistler, düşmana karşı mücadelede kitlelere önderlik ederken, durumu bir bütün olarak ele almalı, halkın çoğunluğu açısından düşünmeli ve müttefikleriyle birlikte çalışmalıdırlar. Parçanın çıkarlarını bütünün çıkarlarına tabi kılma ilkesine sıkıca sarılmalıdırlar. Eğer bir öneri, kısmî bir durum için uygun olduğu halde durumun bütünü için uygun düşmüyorsa, parça bütüne öncelik tanımalıdır. Bunun aksine, öneri parça açısından uygun olmayıp, durum bir bütün olarak ele alındığında uygun oluyorsa, gene parça bütüne öncelik tanımalıdır. Durumu bir bütün olarak ele almaktan kastedilen budur. Komünistler hiç bir zaman halkın çoğunluğundan kopmamalı ve sadece birkaç ileri grubun kitlelerden kopuk ve aceleci ilerlemesine önderlik ederek halkın çoğunluğunu ihmal etmemeli, ileri unsurlarla geniş kitleler arasında sıkı bağlar kurmalıdırlar. Çoğunluk açısından düşünmek derken kastedilen budur. Nerede bizimle işbirliği yapmak isteyen demokratik partiler ya da kişiler varsa, Komünistler için doğru olan tavır, meseleleri onlarla görüşmek ve birlikte çalışmaktır. Keyfî kararlar alıp, kendi başına buyruk hareketlere girişmek ve müttefiklerimizi önemsememek yanlıştır. İyi bir Komünist, durumu bir bütün olarak ele almada, çoğunluk açısından düşünmede ve müttefikleriyle 
 birlikte çalışmada ustalaşmalıdır. Bizim bu konuda şimdiye kadar ciddî kusurlarımız olmuştur ve bu meseleye hâlâ önem vermek zorundayız.

Mao ZedungSeçme Eserler IISayfa 200-204

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: