Çin Devrimci Savaşında Strateji Sorunları – 2 ÇİN KOMÜNİST PARTİSİ VE ÇİN DEVRİMCİ SAVAŞI / Mao Zedung

Chinese Communist Headquarters in the 1930’s in Yenan; from left, Mao Tse-Tung, Earl Leaf, UP correspondent, Chu Teh and Madame Tse-Tung

  1924’te başlayan Çin devrimci savaşı iki aşamadan geçti: ilki 1924’e kadar, ikincisi 1927’ye kadardır; Japonya’ya karşı ulusal devrimci savaş dönemi şimdi başlayacak. Bu üç dönemde de, bu devrimci savaş, Çin proletaryası ile onun partisi olan Çin Komünist Partisinin önderliğinde verilmiştir, verilmektedir ve verilecektir. Çin devrimci savaşında baş düşmanlar, emperyalizm ile feodal güçlerdir. Çin burjuvazisi, bu devrimci savaşta, belirli tarihsel dönüm noktalarında savaşa katılabilirse de, burjuvazinin bencilliği ve politik ve ekonomik bağımsızlıktan yoksunluğu, Çin devrimci savaşını kesin zafere ulaştırma yolunda önderlik etmede onu hem gönülsüz ve hem de gücü yetmez hale getirmektedir. Çin köylülüğünün ve kent küçük-burjuvazisinin kitleleri, bu devrimci savaşta, etkin rol oynamak ve onu tam zafere ulaştırmak istemektedir. Onlar, devrimci savaşta ana kuvvetlerdir, ancak, küçük üreticiler oldukları için, politik görüşleri sınırlı kalmaktadır (bazı işsiz kitlelerin anarşist görüşleri vardır), ve bu yüzden savaşta doğru önderlik etmeye güç yetirecek durumda değillerdir. Bundan dolayı, proletaryanın politika sahnesinde göründüğü bir çağda, Çin devrimci savaşına önderlik etme sorumluluğu, zorunlu olarak Çin Komünist Partisinin omuzlarına yüklenmektedir. Bu çağda, proletarya ile Komünist Partisinin önderliğinden yoksun ya da buna aykırı olan bir devrimci savaş, kesin olarak yenilgiyle sona erer. Yarı-sömürge Çin’de, bütün toplumsal tabakalar, politik gruplar arasında proletarya ve Komünist Partisi, dar görüşlülükle bencillikten en arınmış, politik (sayfa 106) yönden en ileri görüşlü, en iyi örgütlenmiş ve önder sınıf olan proletaryanın ve onun politik partisinin bütün dünyadaki deneylerini öğrenmeye ve bu deneylerden kendi davalarında yararlanmaya en hazır olanlardır. Bundan ötürü, ancak proletarya ile Komünist Partisi, köylülüğe, kent küçük-burjuvazisine ve burjuvaziye önderlik edebilir, köylülüğün ve küçük-burjuvazinin dar görüşlülüğünün, işsiz kitlelerin yıkıcılığının üstesinden gelebilir ve (Komünist Partisi izleyeceği politikada yanılmadıkça) burjuvazinin sallantılı durumuna ve kararsızlığına karşı koyabilir ve zafere giden yolda devrime ve savaşa kılavuzluk edebilir.
      1924-27 devrimci savaşı, uluslararası proletarya ile Çin proletaryasının ve bunların partilerinin, Çin ulusal burjuvazisine ve bu partilere politik etkiler yaptığı ve onlarla politik işbirliğine girdiği koşullar içinde verilmiştir. Bununla birlikte, bu devrimci savaş, önce büyük burjuvazinin ihaneti ve devrimci saflardaki oportünistlerin devrimci önderliğinden gönüllü olarak vazgeçmeleri yüzünden, en nazik zamanda başarısızlığa uğramıştır.
      1927’den günümüze kadar süren Tarımsal Devrim Savaşı, yeni koşullar altında verilmiştir. Bu savaşta düşman, yalnız emperyalizm değildir, ama aynı zamanda büyük burjuvazi ile büyük toprak ağalarının ittifakıdır. Ve ulusal burjuvazi, büyük burjuvazinin kuyruğu haline gelmiştir. Bu devrimci savaş, kesin önderliği elinde bulunduran Komünist Partisince yönetilmektedir. Bu kesin önderlik, devrimci savaşın sonuna kadar azimle yürütülebilmesi için en önemli koşuldur. Bu olmaksızın, devrimci savaşı böylesine bir azimle yürütmek olanaksızdır.
      Çin Komünist Partisi, Çin devrimci savaşını cesaretle ve azimle yürüttü ve on beş yıl gibi uzun bir süre,[5*] kendisinin (sayfa 107) halkın dostu olduğunu; halkın çıkarlarının savunulması, özgürlüğü ve kurtuluşu için her zaman devrimci savaşın ön saflarında mücadele ettiğini bütün ulusa gösterdi.
      Çin Komünist Partisi, çetin mücadelelerle, kahraman üyelerinin yüz binlercesini ve kahraman kadrolarının on binlercesini şehit vererek, bütün ülkede, yüzlerce milyonluk halk arasında büyük ve eğitici bir rol oynadı. Partinin devrimci mücadelede kazandığı büyük tarihsel başarılar, Çin’in ulusal bir düşman tarafından işgal edildiği bu en nazik zamanda, Çin’in yaşaması ve kurtuluşu için gerekli önkoşulu sağladı. Bu önkoşul uzun yıllar sınandıktan sonra halkın büyük çoğunluğunun güvenini kazanmış ve halk tarafından seçilmiş bir önderliğin artık varolmasıdır. Bugün, halk, Komünist Partisinin söylediğini, öteki partilerin söylediklerinden daha çok kabul ediyor. Eğer Çin Komünist Partisinin son on beş yıldır verdiği çetin mücadele olmasaydı, yeni bir boyun eğdirme tehdidiyle yüzyüze olan Çin’i kurtarmak olanaksız olurdu.


      Sağ oportünist Çen Tu-siyu [6*] ile “sol” oportünist Li Lisan’ın[7*] yanılgıları dışında, Çin Komünist Partisi, devrimci savaş sırasında iki başka yanlış daha yaptı. İlk yanlış (sayfa 108) 1931-1931-34 yılındaki “sol” oportünizmdi. [8*] Bu, Tarımsal Devrimci Savaşta ciddi kayıplar vermemize ve düşmanın beşinci “kuşatma ve ezme” seferini yenilgiye uğratmak yerine üs bölgelerimizi yitirmemize ve Kızıl Ordunun zayıf düşmesine yolaçtı. Bu yanlış, 1935 Ocağında, Zunyi’de yapılan Merkez Komitesi Politik Bürosunun genişletilmiş toplantısında düzeltildi. İkinci yanlış 1935-36’da Çang Kuyo-tayo’nun sağ (sayfa 109) oportünizmiydi. [9*] Bu yanlış öylesine gelişmelere yolaçtı ki, hem Partinin ve hem de Kızıl Ordunun disiplinini zayıflattı ve Kızıl Ordunun ana kuvvetlerinde ciddi kayıplar verilmesine yolaçtı. Ama bu yanlış da, sonunda, Merkez Komitesinin doğru önderliği ve Parti üyelerinin, Kızıl Ordu komutanlarının ve savaşçılarının politik bilinci sayesinde düzeltildi. Bütün bu yanlışlar, Partiye, devrimimize ve savaşımıza elbette zararlı oldu, ama sonunda onları giderdik; ve böyle yapmakla Partimiz ve Kızıl Ordumuz çelikleşti ve daha da güçlendi.


      Çin Komünist Partisi, canlı görkemli ve muzaffer bir devrimci savaşı yönetti ve yönetegidiyor. Bu savaş, yalnız Çin’in kurtuluş bayrağı değildir, uluslararası devrimci önemi de olan bir savaştır. Yeryüzündeki devrimcilerin gözleri bize (sayfa 110) dikilmiş durumda. Bu yeni aşamada, Japonlara karşı ulusal devrimci savaş aşamasında, Çin devrimi tamamlanana kadar önderliği sürdüreceğiz ve Doğudaki ve bütün dünyadaki devrimler üzerinde derin etkiler yaratacağız. Bizim devrimci savaşımız, doğru bir marksist askeri çizgiyi gereksindiğimiz kadar, doğru bir marksist politik çizgiyi de gereksindiğimizi ortaya koymaktadır. On beş yıllık devrim ve savaş, böyle bir politik ve askeri çizgiyi şekillendirdi. Bundan sonra, savaşın yeni aşamasında da, tutulan yolların zenginleşeceğine ve böylece ulusal düşmanı yenme amacımıza ulaşacağımıza inanıyoruz. Tarih, bize, doğru politik ve askeri yolların durup dururken kendiliğinden ortaya çıkmadığını, ancak mücadeleyle elde edildiğini anlatıyor. Bu yollar, bir yandan “sol” oportünizmle, bir yandan da sağ oportünizmle savaşmak zorundadır. Devrimi ve devrimci savaşı engelleyen bu zararlı eğilimler ile mücadele etmez ve bunların üstesinden gelemezsek, doğru bir hareket çizgisi saptamamız ve bu savaşta zafere ulaşmamız olanaksızdır. Bu kitapçığımda yanlış görüşlere sık sık değinmemin gerekçesi budur.

Referanslar:

[5*] Yoldaş Mao Çe-tung, 1936’da bu makaleyi yazdığı zaman, Çin Komünist Partisinin (1921 Temmuzunda) kurulmasından bu yana onbeş yıl geçmişti. —Ed.

[6*] Çen Tu-siyu, aslında Pekin Üniversitesinde bir profesördü ve YeniGençlik‘in yayımlayıcısı olarak da ün yapmıştı. Çin Komünist Partisinin kurucularından biridir. 4 Mayıs Hareketindeki ününden ve Partinin başlangıç dönemindeki toyluğundan dolayı Partinin genel sekreteri oldu. 1924-27 devriminin son döneminde, Çen Tu-siyu’nun Parti içinde temsil ettiği sağcı düşünce, teslimiyetçi (kapitülasyonist) bir çizgide gelişti. Yoldaş Mao Çe-tung, teslimiyetçilerin o zaman “partinin önderliğini gönüllü olarak köylü yığınlarına, kent küçük-burjuvazisine ve orta burjuvaziye teslim ettiğini, özellikle Partinin silahlı kuvvetlerin önderliğinden vazgeçtiğini ve böylelikle devrimin yenilgisine yolaçtığını” (“Şimdiki Durum ve Ödevlerimiz”, Mao Çe-tung, SeçmeYapıtlar, İngilizce baskı, FLP Peking, 1961, c. IV, s. 171) gördü. 1927 yenilgisinden sonra, Çen Tu-siyu ve bir avuç başka teslimiyetçi, devrimin geleceğine inançlarını yitirdiler ve tasfiyeci (liquidationist) oldular; gerici trotskist yolu tuttular ve trotskistlerle birlikte Partiye karşı küçük bir grup oluşturdular. Bunun sonucu olarak, Çen Tu-siyu, Kasım1929’da, Partiden çıkarıldı. 1942’de öldü. —Ed.

[7*] Genellikle “Li Li-san çizgisi” diye bilinen Li Li-san’ın “sol” oportünizmi, Parti içinde 1930 Haziranından başlayarak aşağı yukarı dört ay için Partide etkili olan ve o zaman Çin Komünist Partisi Merkez Komitesinin en etkili önderi olan Li Li-san’ın temsil ettiği “sol” oportünist çizgidir. Li Li-san çizgisinin ayırıcı özellikleri şunlardır: Partinin Altıncı Ulusal Kongresinin politikasına aykırı hareket etti; devrim için kitle kuvvetini geliştirmek gerektiğini ve devrimin gelişmesinin inişli çıkışlı olduğunu reddetti. Yoldaş Mao Çe-tung’un dikkatimizi uzun süre kırsal bölgelerde üs alanları yaratmaya vermemiz gerektiği kentleri kuşatmak için kırsal bölgeleri kullanma ve üsleri ülke çapında bir devrim kabarması için kullanma düşüncelerini “son derece yanlış, ve köylü mantığının yerel ve tutucu temel özelliği” saydı. Aynı zamanda, dünya devriminin inişli çıkışlı gelişmesini de reddetti. Çin devriminin genel patlamasının, zorunlu olarak dünya devriminin genel patlamasına yolaçacağını, dünya devrimi olmadan Çin devriminin başarıya ulaşamayacağını kabul etti. Çin burjuva demokratik devriminin uzatılmışlık doğasını da reddetti ve bir ya da daha fazla eyaletteki zafer başlangıçlarının sosyalist devrime geçişin başlangıcı demek olduğunu kabul etti ve böylece, birtakım yersiz “sol” serüvenci tedbirler formülleştirdi. Yoldaş Mao Çe-tung, bu yanlış tutuma muhalefet etti ve kadroların ve Parti üyelerinin geniş yığınları da bu tutumun düzeltilmesini istediler. Eylül 1930’da, Partinin Altıncı Merkez Komitesinin Üçüncü Genel Toplantısında, Li Li-san, yukarda söylenen yanılgılarını kabul etti ve Merkez Komitesindeki önderlik durumunu bıraktı. Yoldaş Li Li-san, uzun sürede, yanlış görüşlerini düzeltti ve Partinin Yedinci Ulusal Kongresinde yeniden Merkez Komitesine seçildi. —Ed.

[8*] Partinin Altıncı Merkez Komitesinin Eylül 1930’daki Genişletilmiş Toplantısı ve merkezi yönetimin ondan sonra gelen kesimleri, Li Li-san çizgisine bir son vermek için olumlu birçok çare kabul etti. Ama daha sonra, pratik devrimci mücadelede deneyim kazanmamış birtakım yoldaşlar, yoldaş Çen Şayo-yu (Vang Ming) ve Çin Pang-siyen (Po Ku) kılavuzluğunda, Merkez Komitesinin tedbirlerine karşı çıktılar. ÇinKomünistPartisininDahadaBolşevikleştirilmesiİçinMücadeleyadaİkiYol adlı kitapçıkta Parti içindeki asıl tehlikenin “sol” oportünizm olmadığını, ama “sağ oportünizm” olduğunu önemle ilan ettiler ve kendi etkinliklerini haklı çıkarmak için, Li Li-san’ın çizgisini “sağcı” diye eleştirdiler. Li Li-san çizgisini ve öbür “sol” düşünceleri ve politikaları yeni bir kisve altında sürdüren, yeniden canlandıran ya da geliştiren yeni bir politik program ileri sürdüler ve yoldaş Mao Çe-tung’un doğru yoluna karşı çıktılar. Yoldaş Mao Çe-tung, özellikle bu yeni “sol” oportünist yolu eleştirmek için bu makaleyi, “Çin Devrimci Savaşında Strateji Sorunları”nı, yazdı. Bu çizgi, Partinin Altıncı Merkez Komitesinin Ocak 1931’deki Dördüncü Genişletilmiş Toplantısından başlayarak, Eylül 1935’e, Politik Büronun Merkez Komitesi tarafından, Zunyi’deki Kuvayçov eyaletinde, yaptırılan toplantısına kadar Partide egemen oldu. Ve bu toplantı, bu yanlış çizginin egemenliğine son vererek yoldaş Mao Çe-tung’un başkanlığında yeni bir merkezi önderlik kurdu. Yanlış “sol” çizgi partiye oldukça uzun bir süre (dört yıl) egemen oldu ve ağır kayıplara ve Partiye ve devrime zararlı sonuçlara yolaçtı. Çin Komünist Partisinde, Çin Kızıl Ordusunda ve üs bölgelerinde yüzde doksan bir kayba neden oldu; devrimci üs bölgelerindeki on milyon insan, Kuomintang’ın zalim baskısı altına sokuldu ve Çin devriminin gelişimi geciktirildi. Yanılan yoldaşların ezici bir çoğunluğu uzun bir deneyimle öğrenme süreci içinde yanılgılarını anladı ve düzeltti. Ve bu yoldaşlar, Partiye ve halka yararlı iyi işler yaptı. Bugün, yoldaş Mao Çe-tung’un önderliğinde, öbür yoldaş kitleleriyle, Parti içinde ve ortak bir politik anlayışta birleşmişlerdir. “Partimizin Tarihindeki Belirli Sorunlara Dair Kararlar” Altıncı Merkez Komitesinin Nisan 1945’teki Yedinci Genişletilmiş Toplantısında kabul edildi ve bu yanlış çizginin çeşitli yanlarını ayrıntılı olarak özetledi.

[9*] Çan Kuyo-tayo, Çin devrimine ihanet eden birisiydi. Devrim konusunda spekülasyon yaparak gençliğinde Çin Komünist Partisine katıldı. Parti içinde birçok yanlış yaptı ve vahim suçlar işleyerek akıbetini buldu. 1935’te Kızıl Ordunun Kuzeye doğru yürümesine karşı çıktı, Kızıl Ordunun azınlık ulusallıkların yaşadığı Seçhuvan-Sikang sınırındaki bölgelere (Sikang eyaleti 1955’te ilga edildi: bugün bir parçası Seçhuvan eyaletine, öbür parçası ile Tibet Bağımsız Bölgesine bağlıdır) geri çekilmesini savunan bir bozguncu ve tasfiyeciydi. Partiye ve Merkez Komitesine karşı haince etkinliklere açıkça katıldı ve kendi düzmece merkez komitesini kurdu, Partinin ve Kızıl Ordunun birliğini zedeledi ve Dördüncü Cephe Ordusunun ağır kayıplara uğramasına yolaçtı. Yoldaş Mao Çe-tung’un sabırlı eğitimi sayesinde, Merkez Komitesi, Dürdüncü Cephe Ordusu ve kadrolar, Merkez Komitesinin doğru önderliği altında hemen geri döndüler ve daha sonraki mücadelelerde başarılı bir rol oynadılar. Bununla birlikte, Çan Kuyo-tayo ıslah olmadığını ortaya koydu, 1938 baharında Şensi-kansu-Ninsiyu sınır bölgesinden kaçtı ve Kuomintang’ın gizli polisine katıldı. 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: