Son 30 Yılın En Büyük grevi: Londra’da Hayat Durdu

Britanya’da demiryolu işçileri son 30 yılın en büyük grevini düzenledi. Tren istasyonları ve Londra metrosunun kepenk kapatmasıyla Londra’da hayat durdu.

Britanya demiryolu ağında yüksek enflasyon kaynaklı maaş zammı anlaşmazlığının tetiklediği grev, ülkede hayatı felç etti.

Pazartesi günü görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından Demiryolu, Denizyolu ve Ulaştırma Sendikası RMT’nin 50 binden fazla üyesi, bu hafta 3 gün boyunca grev ilan etti.

Bugün 1989’dan beri ülkedeki en büyük grev olan grev nedeniyle İngiltere, İskoçya ve Galler bölgelerinde tren istasyonlarının ve Londra metrosunun kapanması insanları ya evden çalışmak ya da işyerine giden alternatif yollar bulmak zorunda bıraktı.

Sabah saat 06:00’dan itibaren Londra’nın dış mahallelerinde binlerce insan otobüs duraklarında birikti. Ama başkentin merkezine giden otobüsler zaten dolu halde durmadan devam ettiğinden, çoğu işyerine gitmekten vazgeçti.

‘TAKSİLERE SERVET ÖDEDİLER’
Yürüyerek, bisiklete binerek ya da taksi bulursa küçük bir servet ödeyerek işe gidenler de oldu.

Grev, perşembe ve cumartesi günleri devam edecek.

Okullar, grevden ulusal çapta sınavlara giren binlerce gencin etkileneceği uyarısını yaptı.

Glastonbury Müzik Festivali dahil büyük etkinliklerin de sekteye uğraması bekleniyor.

Boris Johnson’ın başbakanlığındaki Muhafazakar Parti sendikayı hedef tahtasına oturturken, RMT Genel Sekreteri Mick Lynch, tren ve Londra Metrosu operatörlerinin enflasyonun altında maaş artışı tekliflerini ‘kabul edilemez’ olarak niteledi. Anlaşmazlığın ‘aylarca sürebileceği’ uyarısını yapan Lynch, hükümeti anlaşmazlığın çözüme kavuşturulmasını aktif olarak engellemekle suçladı:

Hükümetin emriyle şirketler binlerce işçiyi, işten çıkarmaya çalışıyor ve zorunlu işten çıkarmalara karşı herhangi bir garanti sunmuyor. Muhafazakar Parti’nin National Rail ve Transport for London’a 4 milyar sterlinlik fonu kestikten sonra, şimdi bu anlaşmazlığın çözülmesini aktif olarak engellediği açık.

RMT, son 40 yılın en yüksek seviyesine ulaşan ve yükselmeye devam eden enflasyona ayak uyduran ücret artışı yapılmadığı için grevlerin gerekli olduğunu savunuyor. Yüzde 3’lük maaş artışı teklifini reddeden sendika, artan enflasyon karşısında en az yüzde 7’lik zam istiyor. Britanya’da yüzde 9’a çıkan enflasyonun sonbaharda yüzde 11’i bulması bekleniyor.

BOJO’DAN ‘SENDİKA BARONLARINA’ ÇAĞRI
Başbakan Boris Johnson ise kabinesine hitaben yaptığı konuşmada, “Sendika baronları devlete ait demiryolu altyapı şirketi ve trenleri işleten özel şirketlerle masaya oturup anlaşmaya varsın” dedi. Johnson, ‘ülkenin grevlerle raydan çıkmaması gerektiği’ mesajını verdi.
Ulaştırma Bakanı Grant Shapps, ‘1970’lerin kötü günlerini hatırlatan grevi kınadığını’, acil durum kabinesinin (Cobra) grevi görüşmek üzere toplanacağını duyurdu.

Ancak sendikalarla görüşmesi için yapılan çağrıları ‘şov hilesi’ diye reddederek bunun işverene düştüğünü belirten Shapps, “Milyonda bir şans olduğunu düşünseydim elbette bunu ilk fırsatta yapardım” diye ekledi.

Öncesinde havayollarının pandemideki işten çıkarmaların ardından personel sıkıntısı nedeniyle bazı uçuşları askıya almak zorunda kaldığından, demiryolu grevleri, seyahat kaosuna tuz biber ekti.

AVUKAT VE MEMURLAR DA GREV HAZIRLIĞINDA
Ülkede, kamu sektörünün çeşitli iş kolları da grev hazırlığında.

Britanya’nın İngiltere ve Galler bölgelerindeki kıdemli avukatları temsil eden baro, hükümetle adli yardım finansmanı konusunda anlaşmazlık nedeniyle gelecek haftadan itibaren greve gitmek için oy kullandı. 4 haftalık eylem pazartesi ve salı günleri başlayıp her hafta bir gün artarak devam edecek ve 18 Temmuz’dan itibaren 5 günlük greve dönüşecek.

Devlete bağlı Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) çalışanları da greve gitmeyi değerlendiriyor.

Başka pek çok ulaştırma sendikası da gelecek haftalarda iş bırakma eylemlerine gitmek için üyeleri arasında oylama yapıyor.

18 Haziran’da Londra’da hayat pahalılığına karşı protesto gösterisinde de hükümetten giderek artan enflasyonla mücadele için maaşların iyileştirilmesi istendi. Sendikalar Birliği’nin (TUC) düzenlediği protestoda 3 kilometre yürüyerek Parlamento Meydanı’na ulaşan binlerce gösterici, “Yeter artık”, “Maaşları artırın, faturaları düşürün”, “Herkes için güvenli ev” gibi pankartlar açıp hükümet karşıtı sloganlar attı. Başbakan Boris Johnson ile Maliye Bakanı Rishi Sunak’ın fotoğraflarının yanında “Bedel ödetin” yazısı bulunan pankartlarla yürüyen göstericiler, Başbakanlık Ofisi 10 Numara önünden geçerken Johnson’ı yuhalayarak protesto etti.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: