Meslek Liselerinde Kölelik Dönemi

Milli Eğitim Bakan meslek liselerinde ekmek ve kağıt havlu üretileceğini açıkladı. ‘Okul-sanayi işbirliği’ projeleriyle meslek liselerindeki sömürü katlanıyor.


Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 15 okulda ekmek fabrikası kurduklarını ve günlük 250 bin ekmek kapasitesine ulaştıklarını açıklamıştı. Özer yaptığı açıklamada “81 ilde 100 noktaya ekmek fabrikası kuracağız ve günlük 1 milyon ekmek üretim kapasitesiyle liselerin çıkışındaki satış büfelerinde vatandaşımızın düşük fiyatla ekmekle buluşmasını sağlayacağız” ifadelerine yer vermişti. 

Meslek liselerinden sömürü manzaraları: ‘Patronlar öğrenciler üzerinden kâr edecek’

  Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 15 okulda ekmek fabrikası kurduklarını ve günlük 250 bin ekmek kapasitesine ulaştıklarını açıklamıştı. Özer yaptığı açıklamada “81 ilde 100 noktaya ekmek fabrikası kuracağız ve günlük 1 milyon ekmek üretim kapasitesiyle liselerin çıkışındaki satış büfelerinde vatandaşımızın düşük fiyatla ekmekle buluşmasını sağlayacağız” ifadelerine yer vermişti. 

Meslek liseliler şimdi de ekmek ve kağıt havlu üretecek

Eğitimde piyasacılık tam gaz devam ederken AKP iktidarının “okul-sanayi işbirliği projeleri” de yayılmaya devam ediyor. Meslek liseleri, öğrencilere piyasanın ihtiyacı doğrultusunda işlerlik kazandırmaya yönelik eğitim vermeyi sürdürüyor. Pandemide maske, dezenfektan üreten meslek liseliler şimdi de ekmek ve kağıt havlu üretecek. 

‘Emeğimizin karşılığı verilmiyor’

Milli Eğitim Bakanı Özer’in açıklaması sonrası Beylikdüzü’nde iki farklı meslek lisesinde okuyan Deniz ve Kaan ile meslek liselerindeki okul-sanayi projelerini, sömürüyü ve staj süreçlerini konuştuk. Patronların acilen üretmesi gereken ürünlerin büyük çoğunluğunu meslek liselerindeki öğrencilerin ucuz bir ücrete çalıştırarak üretildiğini söyleyen Deniz ve Kaan sorularımıza şöyle yanıt verdi: 

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer açıklamasında meslek liseli öğrencilerin kağıt havlu, ekmek gibi ürünlerin üretilmesi için fabrikalar kuracaklarını söyledi. Pandemide de öğrenciler deterjan, maske ve sabun üretmişlerdi. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Kaan: ‘AKP iktidara geldiği günden beri hiç durmadan patronlara çalışıyor. 20 yıldır yaptıkları ile bu çok açık ortada. Bu doğrultuda bir adım daha atmaya hazırlanıyorlar. Emekçiler, öğrenciler pandemiden beri aşırı yoksullaşırken şirketlerin kârları hiç durmadan artıyor. Patronlar bir yandan göçmen emekçileri berbat koşullarda çalıştırırken diğer yandan ülkedeki krizin göçmenler yüzünden çıktığını söyleyenler ortalıkta patronların kârını korumak için çırpınıyor. Sistem her zaman olduğu gibi bizlerin verdiği emeğin karşılığını vermezken diğer yandan iş gücünü daha da ucuzlaştırmaya çalışıyor. Bu hamle de tam buraya oturuyor. Patronlara emeğini ucuzdan satmak zorunda bırakılan öğrencilerin üzerinden yepyeni kârlar yükselecek.

Deniz: Ülkemizdeki yönetici kesimin amaçladığı tablo, aciliyeti olan ürünleri ucuza mal edebilmek. Fakat bunu için işçilere belli bir ücret vermeleri gerek. Onlar da bu ücreti vermekten kurtulmak amacıyla öğrencilerden yararlanma arayışı içindeler.

‘İmam hatipe gitmeyenleri de meslek liselerinde kötü koşullarda düşük ücretle çalıştırıyorlar’

Meslek liselerinde okuyan öğrencilerin bu şekilde iş gücüne katılması hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Kaan: Kapitalizm öğrencilere ileride sömürülecek bireyler olarak bakar demek bir bakıma doğru olmuyor artık. Öğrencileri öğrenciyken de sömüren, kötü koşullarda çalıştıran vahşi bir sistemin altında yaşıyoruz. Bizleri örgün eğitimden koparma hamleleriyle üzerimizden geçinirken diğer yandan örgün eğitime bir şekilde devam eden sıra arkadaşlarımızın müfredatları bilimsel düşünceyi kısıtlayan önüne engel koyan bir biçimde hazırlanıyor. Öğrenciler sürekli imam hatipe teşvik ediliyor, bir yandan imam hatipten başka seçenek bırakmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. İmam hatipe gitmeyenleri de meslek liselerinde kötü koşullarda düşük ücretle çalıştırıyorlar. Ortaya cehaletten, sömürüden beslenen hasta bir sistem çıkıyor.

Deniz: Bence eğer alanları buysa bu işleri yapmaları öğrencileri gerçekten mesleklerinde geliştirebilir fakat uygun çalışma ortamı, uygun çalışma saati ve uygun bir ücret karşılığında bu yapılabilir.

‘Bizim üzerimizden zengin olmak istiyorlar’

Meslek lisesinde okurken öğrencilerin aynı zamanda birer ucuz iş gücü olarak kullanılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Kaan: Meslek liselerinin artık amacı bu olmuş durumda. Büyük holdingler meslek liseleri açma yarışına neden giriyor olabilir? Gençlere üretimi, mesleğini öğreteceğiz diyenler bizlere sömürüyü dayatmaktan başka bir şey yapmıyor. Düzen muhalefetinin liderlerinden birinin en büyük vaatleri arasında yatılı “teknoloji” liseleri yapmak. Çocuklar yatılı kalacak ve aktif olarak özel sektörün eleman eksikliğini giderecek diye ortada gezerken sermaye sınıfına göz kırpıyor. AKP iktidarının doğru düzgün beceremediği maske dağıtımında üretilen maskelerin azımsanmayacak bölümünü gülünç rakamlar alarak biz ürettik. Bazı arkadaşlarımız ücretlerini bile alamadı. Bizler kendi harçlığımızı dahi çıkaramazken bizim üzerimizde yeni zengin maske şirketleri oluştu. Onlar da bunu istiyor bizim üzerimizden zengin olmak.

Deniz: Meslek liseleri bunun için biçilmiş kaftan. Öğrencilere iş öğretme iddiası altında üretimi ucuza gerçekleştiriyorlar. Çalışan öğrencilerin işlerini öğrenmeleri hep ikinci plana atılıyor.Ayrıca çeşitli vakıflar da çekirdekten eleman yetiştirme iddiasıyla ortaya çıkıyor ve okullar açıyorlar. Bu okullardan mezun olanlar eğer bir üniversite eğitimi alamazlarsa bu vakıfların kendi şirketlerinde düşük ücretlerde çalıştırılıyorlar.

‘Getir-götür yapmak, mal taşımak, yerleri silmek… Sömürüden başka bir şey değil’

Staj ücreti adı altında verilen para ile yaptığınız iş arasında nasıl bir bağlantı var? Verdiğiniz emeğin karşılığını aldığınızı düşünüyor musunuz? 

Kaan: İşte tecrübe kazandırmak için yapıldığı iddia edilen staj aslında biz öğrencilerin gözünde patrona hizmet olarak canlanıyor. Getir-götür yapmak, mal taşımak, yerleri silmek gibi işleri bizlere yaptırırken kendi alanımızla alakalı bir şey yapmıyor hale geliyoruz. Zorbaca davranışlara maruz kalıyoruz. Aldığımız para ile yaptığımız iş arasındaki bağı tek kelimeyle özetlemek gerekirse sömürüden başka bir şey değil. Mobbinge, hak gaspına, kötü çalışma koşullarına sahipken bir yandan da vahşi bir sömürüye maruz kalıyoruz. Bütün bu hayatımızı karartan patronlara çalışan bir sistemin içinde yuvarlanıp gitmeye hiç niyetimiz yok. Tüm sıra arkadaşlarıma da buradan bu mücadeleye katılmaları için çağrı yapmak istiyorum. Hep birlikte daha güçlüyüz, birlikte kazanacağız.

Deniz: Daha staja başlamadığım ve çalışma koşullarını birebir deneyimlemediğim için buna staj tamamlandığı zaman detaylı bir yorum eklemem daha doğru olacaktır. Fakat şu an staj yapan tanıdığım insanlardan gördüğüm kadarıyla alanlarında olmayan bazı işleri de yapıyorlar ve gereken ücret onlara verilmiyor.

(HABER SOL)

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: