Dünyaca Ünlü Kemancının Metrodaki Deneyi

Burası New York metrosu. Bir kemancı 45 dakika boyunca keman çalıyor. Birkaç alkış dışında 25-30 dolar bahşiş topluyor.

Oysa o kemancı dünyanın en iyi müzisyenlerinden biri olan Joshua Bell’di.

O metroda Joshua, 3.5 milyon dolarlık bir kemanıyla şimdiye kadar yazılmış en karmaşık parçalardan birini çaldı.

Metrodan sadece iki gün önce Joshua Bell, Boston’daki bir tiyatroda kapalı gişe sahne almıştı ve koltukların ortalaması yaklaşık 100 dolardı.

Deney, kapitalizmin anlamsızlık dünyasında sıradan bir ortamda olağanüstü olanın parlamadığını ve çoğu zaman gözden kaçtığını ve hatta küçümsendiğini kanıtlar nitelikte.

Bir işte en mükemmel olabilirsiniz ama takdir görmüyorsanız bu sizinle ilgili bile değil. Sakin olun ve ait olduğunuz yere doğru ilerleyin yeteneğiniz doğru yerde kıymet görecektir.

Günümüz dünyası neyin yetenek neyin yetenek olmadığını, neyin kıymetli neyin kıymetsiz olduğunu paranın körlüğü ile biçimlendiriyor. Kapitalist dünyadaki kast ve ezilenin bölünerek izole edilişi tamamen sistemin olması gerekenlerinden. Burjuvaların sanatı anlamlandırdığı dünyamızda en güzel melodinin, en güzel çekimin, en iyi fotoğrafın değerini ölçenler bir avuç elit ve onların eğlenceleri olduğu sürece en yetenekli insanlar solmaya, yetenekleri körelmeye mahkum olurken halkı çürüten, gerileten her şey ama her şeyin kolay ulaşıma kültür aygıtıyla birlikte sokulacağı açık.

Deney, burjuva toplumda saygınlığın ve başarının da sadece burjuvaca kazanılacağını gösteriyor. Böyle bir toplumda, böyle bir düzende insana saygı ya da insan emeğinin gerçek bir anlamı bulunmuyor.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: