Mao Zedung’un Sanat, Edebiyat ve Kültür Hakkındaki Sözleri

“Bugün dünyada tüm kültür, tüm edebiyat ve sanat belirli sınıflara aittir ve belirli siyasi çizgilere göre düzenlenmiştir. Sanat için sanat, sınıfların üzerinde duran, siyasetten kopuk ya da bağımsız sanat diye bir şey yoktur aslında. Proleter edebiyat ve sanat, tüm proleter devrimci davanın bir parçasıdır; bunlar, Lenin’in dediği gibi, tüm devrimci makinenin dişlisi ve çarklarıdır.”

“Talks at the Yenan Forum on Literature and Art” (May 1942), Selected Works, Vol. III, p. 86.*

“Devrimci kültür, geniş halk kitleleri için güçlü bir devrimci silahtır. Devrim gelmeden önce ideolojik olarak zemini hazırlar ve devrim sırasında genel devrimci cephede önemli, hatta esaslı bir savaş cephesidir.”

“Yeni Demokrasi Üzerine” (Ocak 1940),

Bütün edebiyatımız ve sanatımız halk kitleleri içindir ve her şeyden önce işçiler, köylüler ve askerler içindir; işçiler, köylüler ve askerler için yaratılmıştır ve onların kullanımı içindir.

“Talks at the Yenan Forum on Literature and Art” (May 1942), Selected Works, Vol. III, p. 84.*

Edebiyat ve sanat çalışanlarımız bu görevi yerine getirmeli ve duruşlarını değiştirmelidir; onların tam ortasına girme ve pratik mücadelelerin göbeğine girme süreci ve Marksizm ve toplumu inceleme süreci boyunca adımlarını adım adım işçilerin, köylülerin ve askerlerin yanına, proletaryanın yanına kaydırmaları gerekir. . Ancak bu şekilde, gerçekten işçiler, köylüler ve askerler için olan bir edebiyat ve sanata, gerçek bir proleter edebiyat ve sanata sahip olabiliriz.

Aynı eser, s. 78.

[Amacımız] edebiyat ve sanatın bütün bir devrimci makinenin bir parçası olarak tam bir uyum içinde olmasını, halkı birleştirmek ve eğitmek, düşmana saldırmak ve onları yok etmek için güçlü silahlar olarak işlev görmesini ve halkın tek yürek ve tek akılla savaşmasına yardım etmesini sağlamaktır.

Aynı eser, s. 70.

Edebi ve sanat eleştirisinde siyasi ve sanatsal olmak üzere iki kriter vardır… Siyasi kriter var ve sanatsal kriter var; ikisi arasındaki ilişki nedir? Ne siyaset sanatla, ne de genel bir dünya görüşü, bir sanatsal yaratım ve eleştiri yöntemiyle eş tutulamaz. Yalnızca soyut ve kesinlikle değişmez bir politik ölçüt olduğunu değil, aynı zamanda soyut ve kesinlikle değişmez bir sanatsal ölçüt olduğunu da reddediyoruz; her sınıflı toplumda her sınıfın kendi politik ve sanatsal kriterleri vardır. Ama bütün sınıflı toplumlardaki bütün sınıflar değişmez bir biçimde siyasal ölçütü birinci, sanatsal ölçütü ikinci sıraya koyar… Bizim talep ettiğimiz şey siyaset ve sanatın birliği, içerik ile biçimin birliği, devrimci politik içeriğin birliği ve mümkün olan en yüksek şekilde sanatsal formun mükemmelliği. Sanatsal nitelikten yoksun olan sanat yapıtları, politik olarak ne kadar ilerici olursa olsun, hiçbir gücü yoktur. Dolayısıyla hem yanlış bir siyasal bakış açısıyla sanat yapıtlarına hem de siyasal açıdan doğru ama sanatsal gücü olmayan “afiş ve slogan üslubu” eğilimine karşı çıkıyoruz. Edebiyat ve sanat meselelerinde iki cephede mücadele etmeliyiz.

Aynı eser, s. 88-90.*

Yüz çiçeğin açmasına ve yüz düşünce okulunun rekabet etmesine izin vermek, ülkemizde sanatın ve bilimin ilerlemesini ve gelişen bir sosyalist kültürü teşvik etmenin politikasıdır. Sanatta farklı biçimler ve stiller özgürce gelişmeli ve bilimde farklı okullar özgürce mücadele etmelidir. Belirli bir sanat tarzını veya düşünce okulunu empoze etmek ve bir başkasını yasaklamak için idari tedbirlerin kullanılmasının sanat ve bilimin büyümesine zararlı olduğunu düşünüyoruz. Sanatta ve bilimde doğru ve yanlış soruları, sanat ve bilim çevrelerinde serbest tartışma ve bu alanlardaki pratik çalışmalar yoluyla çözülmelidir. Özetle çözülmemelidirler.

On the Correct Handling of Contradictions Among the People (February 27, 1957), 1st pocket ed., pp. 49-50.

Kültürsüz bir ordu aptal bir ordudur ve aptal bir ordu düşmanı yenemez.

“The United Front in Cultural Work” (October 30, 1944), Selected Works, Vol. III, p. 235.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: