Etnik Milliyetçilik ve Etkileri Üzerine

Hiç kuşkusuz tüm etnik milliyetçiler küçük burjuva sınıftan biçimlenir ve tarihi bir noktada durdurma, kendi fantezi dünyalarının yasalarını tek yasa olarak görme eğilimindedirler.

Anti Komünist bir Turancı, ağzına Türk Solu kelimesini alarak küfürler savuran bir Kürtçü, Sovyet miraslarıni reddeden Ukronaziler hep aynı sınıfların insanlarıdır. Ya da Çetnik, Ustaşe, Uçk hepsi 90’larda yeniden hortlayan hortlaklar olarak her biri aynı amaçlar doğrultusunda hareket eder.Hepsi birbirine düşman olsalar bile temelde aynı sınıf iktidarını, yönetim tarzını dayatırlar. Ne tesadüf ki her biri kendisine örnek almak söz konusu olduğunda Amerikan kapitalizmini örnek alır ve yine kendilerine böyle büyük bir gücün küçük ortağı olmayı uygun görürler. Eylemleri, sözler, konumlanışları buna dair olmuştur.

Etnik Milliyetçiliğin temelinde mitler vardır. Mitin gerçek olup olmaması sorun değildir. Mit yaratılmıştır bir kere. Zamandan, mekandan muaf ve gökten inmiş ahitmişçesine bedene, bireye dair saflık sanrısını içinde tutar ve takipçilerine saflığı vaad eder. Her şey o saflığa göre konumlanır veya karşıt olarak işaretlenir.

Etnik milliyetçilik her ne kadar kendisini bugün DNA araştırmalarına adamış olsa da insan gerçekliğine bakışı dar ve felsefede idealizme dairdir. Bu materyalist temellere erişme çabasını içinde barındırıyor olsa bile sınıflar üstü bir olgu olarak öne atılmış kimliğin davası olarak antik çağın mitolojisine dayandırılarak saflığa ulaşmak istediği için böyledir.

Bunlar açık etnik milliyetçilerdir ve dertleri, tasaları açıktır.

Bir de daha örtük, hibrit etnik milliyetçiler vardır ki bunlar açıkça etnik milliyetçi söylevlerden gerçekten etkilenir ve bunların gerçekliğini savunduğunu iddia ettiği çizgiye taşıyarak savunduğunu iddia ettiği çizginin gelişimi sekteye uğratır. Bunlar sosyalizm davamız içinde sıkça bulunan, etkilenmeye açık, dış etkiden kendilerini koruyamayacak kadar sınırlı bilgiye sahip kimselerdir.

Bu tip kişiler “edilgen” olarak adlandırılabilir. Çünkü gerici etkiye açıktırlar. Üstelik bu tip bir edilgenlik,(hemen hepsi gibi) oportünizmi derinleştirir. Söylevlerinde katı bir sınıfçılık bile olsa etnik milliyetçilik karşısında zaaflara açık oldukları için tarihe ve topluma Marksist gözlüklerle bakmakta sıkıntı yaşarlar. Bu bakış açısını kaybetmenin bedeli ise kitlelerden kesin bir kopuşu getirir.

Etnik milliyetçiliğin etkilerine kapılan kişiler bir kez bunu yaptıklarında feodalizme, liberalizme, kozmopolitanizme de kapıyı istemeden aralar ve Marksizm haricinde her şeyin gelişinine katkıda bulunmalarını eylemsizlikleri ya da yanlış eylem biçimleri ile muştularlar.

Etnik milliyetçilik hiç kuşkusuz “birleşme” ülküsünü taşısa bile son kertede toplumu atomlarına ayıran bir etkiyi yanında getirir. Emekçiler arasında duygusal, insani bağlara yabancılaşmayı körükler. Emekçi sınıfın örgütünde ise dar ve kuyrukçu bir perspektifi getirir. Etnik milliyetçi etkinin o ya da bu tarzına kapılan hareketler bilimsel sosyalist kimliklerini yitirirler. Çünkü materyalistçe düşünmenin araçlarını yitirmiş olurlar.

Etnik Milliyetçilik Üzerine Tezler

– Etnik Milliyetçilik liberalizme çözücü bir şekilde alan açar.

– Etnik Milliyetçilik emperyalistlerin sömürücü ve kanlı politikalarını meşrulaştırır.

– Etnik Milliyetçilik savunulduğu her yerde parçalanma getirir. Ukrayna ve Yugoslavya buna örnek.

– Etnik Milliyetçilik onu savunanlar hariç, toplumun diğer kesimlerini de etkileyerek parçalanmanın türlerini getirirler. Bölücülüğün farklı yansımaları oluşur.

Etnik Milliyetçilik, uluslaşmanın tam tersidir. Emperyalistler arası savaş dönemlerinde emperyalist kliklere bağımlı burjuvazi tarafından körüklenir ve temel olarak kitleleri sınıfsal meselelerden, sınıf iktidarının arayışından uzak tutmaya yarar.

Sonuç:

Etnik milliyetçilik sınıflar üstü değildir.Tam aksine sınıf mücadelesinde proletaryaya karşı mitleri ve bölücü mekaniği ile durur. Proletaryayı hareketsiz, güdük ve parçalanmış bırakmak için egemennsınıf tarafından kullanılır.

Etnik milliyetçilik tersten ya da düz olarak tüm her şeyin burjuvaziye ait olduğunu, proletaryanın herhangi bir ülkede hiçbir milli yönünün olamayacağını vaaz ederek öncü sınıfı önder olmaktan alıkoymaya odaklı küçük burjuva bir fikir akımıdır.

Doğa yasaları gereği proletarya Marksist bir bilinçle büyüdükçe mitleri, mitolojileri parçalar. Yani materyalizmi kuşandıkça etnik milliyrtçiliğin etkisi küçülür ve silikleşerek yok olur.

Proletarya hareketi emperyalizme, iç hizipçiliğe, kozmopolitanist casuslara karşı öncü sınıf olma bilinci ile belli bir sıra ve ittifaklar zinciri ile hareket ettikçe kendisine ait olanın ve ait olmayanın ne olduğunu yolda öğrenir.

-Emre Kabartaş

14.09.2022

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: