ABD, Güney Kıbrıs Rum Yönetimine Uyguladığı Silah Ambargosunu Kaldırdı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) uyguladığı 35 yıllık silah ambargosunu kaldırdıklarını açıkladı.

ABD Dışişleri Sözcüsü Ned Price, ABD’nin Rum Yönetimi’ne uyguladığı silah ambargosunu bir yıllığına kaldırdıklarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sözcü Ned Price, açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

“Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 2023 mali yılında yeniden ihracat ve savunma malzemelerinin transferlerinin onaylanmasına izin vermek için Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (GKRY) ilgili mevzuat kapsamında gerekli koşulları yerine getirdiğini tespit etmiş ve Kongre’ye tebliğ etmiştir. Koşullara uygunluk yıllık olarak değerlendiriliyor. Bu tespit ve belgelendirmenin bir sonucu olarak, Bakan, 2023 mali yılında Kıbrıs Cumhuriyeti (GKRY) için savunma ticareti kısıtlamalarını kaldırdı.”

Sözcü, Washington’un uluslararası silah ticareti düzenlemelerinin, 1 Ekim 2022’den itibaren geçerli olmak üzere yeni politikayı yansıtacak şekilde değiştirileceğini kaydetti.

İKİ ŞARTA BAĞLANMIŞTI

ABD’nin Güney Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunu kaldırması, 2019 Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı Yasası ve 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası kapsamında iki koşula bağlanmıştı.

Bu iki koşuldan ilkine göre, Rumların kara para aklama ile mücadelede düzenlemeler yapması ve bunu denetleme konusundaki reformları uygulama çabalarında ABD ile işbirliği yaptığını Kongre’ye raporlaması gerekiyordu.

İkinci olarak da Rum Kesimi’nin, Rus savaş gemilerinin yakıt ikmali ve hizmet için limanlarına girişini engelleyecek gerekli adımları attığını ve atmaya devam ettiğini yılda bir kez ABD’ye bildirmesi lazımdı.

Bu iki koşul yerine getirildiği takdirde, ilgili ambargolar yıllık olarak kaldırılabilecekti.

Daha önce Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da benzer bir karar almıştı. Fakat o dönem şartlar tam anlamıyla yerine getirilmediği için ambargo kısmen kaldırılmış, yalnızca ölümcül olmayan savunma malzemeleri ve savunma hizmetlerinin ihracatına izin verilmişti.

RUBIN’DEN AL HABERİ

Pentagon’un psikolojik harp elemanlarından Michael Rubin, silah ambargosu kaldırılmadan saatler önce dikkat çeken bir yazı yayınladı. “Kıbrıs’ı Silahlandırma Zamanı” başlıklı yazısında Rubin, Ada’ya yönelik silah ambargosunun başarısız olduğunu ve “Türk işgalini durdurmayı başaramadığını” söyledi. Rumların elindeki silah stokunun büyük oranda Rus menşeili olduğunu kaydeden Rubin, bunların Ukrayna’ya gönderilmesini ve Rumlara Batı menşeili modern silahlar verilmesini önerdi.

Kıbrıs’ın küçük bir ülke olduğunu ve üst düzey gelişmiş silah sistemlerini satın almaya gücü bulunmadığını da belirten Rubin, “Finansal sonuç, dikkate alınması gereken tek şey olmamalıdır. Ne de olsa liberal düzeni Rusya ve Türkiye gibi revizyonist devletlere karşı savunmak, ucuza gelmiyor. Ne Başkan Roosevelt ne de Kongre, Borç Verme Yasası’nın kâr getirmesini talep etmedi. Truman yönetimi de Berlin Hava İkmali’nin kâr elde etmesi konusunda ısrar etmedi.” diye yazdı. GKRY’yi, “bir otokrasi eksenini demokrasilerden uzak tutan cephe hattı” olarak niteleyen Rubin, Güney Kıbrıs’ın “birinci dünya ordusu” gibi silahlandırılmasını istedi.

DENKTAŞ’IN HAYALİ GERÇEK OLUR MU?

ABD’nin Rum Yönetimi’ne ambargoyu kaldırması aslında bir sonuç. Rum Kesimi’nden talep edilen “kara para aklama ile mücadele” talebi, özünde Rus sermayesinin Rum Kesimi’nden çıkarılmasını içeriyor. Rusya’ya yapılan doğrudan yabancı yatırımların yüzde 30’dan fazlasını, Güney Kıbrıs’taki hesaplar üzerinden ülkeye getirilen Rus sermayesi oluşturuyor. Nitekim KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yıllar önce Rus sermayesini KKTC’ye getirmek için girişimlerde bulunmuş, Rus bankacılarla görüşmeler dahi yapmıştı. Buna göre Rus sermayedarlar önce 8 milyar doları, arkasından 50 milyar doları Kuzey Kıbrıs bankalarına yatıracaklardı. Şimdi Rus sermayesine yönelik Rum bankalarındaki kısıtlamalar, KKTC için önemli bir fırsat doğuruyor. Bunun yanında Rus savaş gemilerinin Rum limanlarını kullanamaması da KKTC limanlarını öne çıkarıyor.

TÜRKİYE’DEN SERT TEPKİ

Bu arada ABD’nin ambargoyu kaldırma kararına Türk Dışişleri’nden de sert bir tepki geldi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) makamlarının söz konusu karara ilişkin tepkisinin tümüyle desteklendiği vurgulandı.

ABD’nin GKRY’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma yönündeki Eylül 2020’de aldığı kararın kapsamının genişletmesini şiddetle kınandığı ifade edilen açıklamada, söz konusu kararın Kıbrıs meselesinin çözümünü olumsuz etkileyeceği belirtildi. Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Ada’daki iki tarafın eşitliği ilkesiyle çelişen ve Rum tarafını daha uzlaşmaz kılacak bu karar, Kıbrıs meselesinin çözülmesi yönündeki çabaları olumsuz etkileyecek; Ada’da bir silahlanma yarışına yol açacak ve Doğu Akdeniz’de barış ve istikrara zarar verecektir. ABD’yi bu kararı gözden geçirmeye ve Ada’daki iki tarafa karşı dengeli bir politika izlemeye davet ediyoruz. ABD dahil uluslararası toplum Kıbrıs Türk halkının 1959-1960 Antlaşmalarıyla da teyit edilen egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tescil etmeli ve buna göre hareket etmelidir.”

Açıklamada, her halükarda Türkiye’nin garantör ülke sıfatıyla Kıbrıs Türkü’nün varlığını, güvenliğini ve huzurunu sağlamak amacıyla, tarihi ve hukuki sorumlulukları çerçevesinde, gerekli adımları atmaya devam edeceği vurgulandı.

AMBARGONUN TARİHİ

ABD, 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Türkiye ve o zamanki adıyla Kıbrıs Cumhuriyeti’ne silah ambargosu uygulamaya başlamıştı. ABD Başkanı Jimmy Carter, 1977’de Türkiye’ye ambargoYU kaldırdı. ABD, 1987’de bütün Kıbrıs’ı kapsayacak şekilde yeni bir ambargo kararı aldı.


RUM BAKAN: TÜRKLERİ ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charlampos Petrides, geçen hafta düzenlenen bier etkinlikte, “Kıbrıs Türklerini şehir ve köylerinden çıkarmayı hedefledikleri” yönünde açıklamalar yapmıştı. Buna açıklamaya KKTC’den tepki gecikmemişti.

Rumların Ada’yı bir “Helen Adası” olarak görmeye devam ettikleri kaydedilen açıklamada, Rum tarafının son dönemde Ada’yı bir silah deposuna çevirmeye hız verdiğine değinilmişti. Açıklamada şu ifadeleri yer almıştı:

“Silahlanma çabalarını örtmek isteyen GKRY, Ada ve etrafında yaşanan gerginliği, mesnetsiz iddialarla, Anavatan Türkiye’ye mal etmeye çalışmaktadır. GKRY’nin, Fransa ile saldırı helikopterleri satış anlaşması imzaladığı, füze sistemi, radar sistemleri ile diğer başka askeri malzeme temin etmeye yönelik çabalarını artırdığı görülmektedir. Silah temini ve son dönemde askeri tatbikatları da artırmanın yanında Rum din adamlarına dahi atış talimi yaptıran Rum Savunma Bakanlığı ve Rum Ordusu, Ada’daki sınır hattına ağır silah mevzisi yerleştirmeyi de sürdürmektedir. İyi komşuluk ve huzur ortamının sağlanması için yürüttüğümüz bir politikamız vardır. Ancak, GKRY’nin tehditleri karşısında, hak ve menfaatlerimizi ana vatan Türkiye ile muhafaza etme kararlılığımızdan asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha hatırlatırız.”


CSIS: ABD’NİN STRATEJİK ÇIPASI DOĞU AKDENİZ

2018 yılında ABD’nin savunma ve dış politika stratejisini belirleyen kuruluş olarak bilinen Stratejik Uluslararası Çalışmalar Merkezi (Center for Strategic&International Studies-CSIS), çok önemli bir rapor yayınladı. “Doğu Akdeniz’i yeniden ABD’nin stratejik çıpası haline getirmek” başlıklı raporda özetle şu görüş savunulmuştu:

“Amerika Birleşik Devletleri’nin Doğu Akdeniz’de Avrupa’yı istikrara kavuşturacak ve Ortadoğu’daki bölgesel dengeyi tekrar ABD’ye kaydıracak bütünsel ve entegre bir stratejiye ihtiyacı var. Suriye sorununun çözülmesi Doğu Akdeniz’de istikrarın sağlanması için elzemdir ve giderek daha düşmanca ve antidemokratik bir Türkiye’ye yönelik uygun bir politik yaklaşım geliştirmek, Suriye bulmacasını çözmenin ve bölgeyi Avrupa-Atlantik topluluğuna yeniden bağlamanın anahtarıdır.”

Analistler, ABD’nin Rumlara yönelik politikalarını da bu çerçevede ele aldığını belirtiyor. Rumlara silah ambargosunun kaldırılmasıyla birlikte, ABD’nin Ada’daki askeri varlığını artıracağı değerlendiriliyor. Böylece Kıbrıs, ABD’nin Türkiye ve Rusya’ya yönelik kuşatmasının cephe hattı olacak.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: