Marksizm-Leninizmi Çin’in Somut Koşullarıyla Bütünleştirin – Deng Xiaoping (1956)

Bazı arkadaşlarımız şu soruları gündeme getirdiler: Çin Komünist Partisi üyeleri ne yapmak istiyor? Komünizmin klasik uluslararası ilkelerinden hangisinin Çin’e uygulanacağına kim karar veriyor?

Dostlarım, ilk soruya ayrıntılı bir cevap almak istiyorsanız, Çin Komünist Partisi’nin Sekizinci Ulusal Kongresi’nde kabul edilen Parti Tüzüğü’ne veya daha spesifik olmak gerekirse, Genel Programa ve Türkiye’deki Parti üyeliği bölümüne başvurabilirsiniz. Anayasa. “Çin Komünist Partisi Anayasasının Revizyonu Hakkında Rapor” da bunu netleştirmeye yardımcı olabilir. Parti üyelerinin yapmak istedikleri ya da görevleri kısaca ifade edilirse, sadece iki tane vardır: halka yürekten hizmet etmek ve her şeyi yaparken halkın çıkarlarını ön planda tutmak. Her Parti üyesinin amacı, sosyalizm ve komünizmi gerçekleştirmektir. Çin, Marksist-Leninist ilkeleri izleyerek önce bir burjuva demokratik devrimi başarmak zorundaydı. Bu adımın ardından Çin şimdi sosyalizmi inşa ediyor ve daha sonra gelecekte sosyalizmden komünizme ilerliyor. Bu şekilde Çin halkı, komünizm altında mutlu bir yaşam kurabilecekleri, sömürü ve baskıdan tamamen arınmış bir topluma yönlendirilecektir. Çin Komünist Partisi üyelerinin yapmak istedikleri veya görevleri bunlardır. Tabii ki, Çin Komünist Partisi’nin 11 milyon üyesinin tamamı veya hatta çoğu bu kadar yüksek bir standarda uymuyor. Partinin görevi, üyelerinin siyasi bilincini kademeli olarak artırmaktır, böylece hem düşünce hem de eylem olarak isme layık komünistler olabilirler. Çin Komünist Partisi bunu olağan görevi olarak kabul ediyor. Çin Komünist Partisi’nin pek çok üyesi, kurulduktan kısa bir süre sonra Parti’ye katılan çok sayıda insan köylü olduğu için köylü bir aile geçmişine sahiptir. Emperyalizm ve feodalizme karşı savaşmak ve toprak elde etmek istedikleri için katıldılar. Başlangıçta sosyalizmi değil, demokratik devrimi istedikleri söylenebilir. Örneğin, tarımsal işbirliğini ele alalım. Yavaş yavaş bunu talep etmeye başlamaları eğitim ve fiili uygulama yoluyla oldu. Şimdi köylülerin çoğu açıkça sosyalist yolu izlemeyi seçti ve tarımın kooperatif dönüşümü için çağrıda bulundu. Bu nedenle, Parti üyelerinin bir gecede gerekli standarda gelmesini bekleyemeyiz. Bir Komünist Parti üyesi, öncelikle sıradan bir insandır ve ikinci olarak, daha ileri düzeyde sıradan bir insandır. Ancak sıradan insanların gerisinde kalan Partililer de var.

Komünizmin klasik uluslararası ilkelerinden hangisinin Çin’e uygulanacağına kim karar veriyor? Çin Komünist Partisi’nin 11 yıl önce düzenlenen Yedinci Ulusal Kongresi şu ilkeyi ortaya koydu: Marksizm ve Leninizmin evrensel gerçeğini, ülkemizin devrimi ve gelişimi için bir rehber olarak Çin devriminin somut pratiğiyle bütünleştireceğiz. Partimiz ve yoldaş Mao Zedong tarafından devrimde başarısızlık ve başarı deneyimi temelinde formüle edilen bu ilke, Yedinci ve Sekizinci Parti Kongrelerinde onaylandı. Doğal olarak bu sadece bir ilkedir ve uygulamaya konulduğunda birçok özel sorun ortaya çıkabilir. Bir ülke birçok sorunla yüzleşmek zorundadır. İster devrim ister ekonomik gelişme dönemlerinde olsun, Marksizm-Leninizmi zamanın özel koşullarıyla bütünleştirmek, sürekli bir çözüm arayışı gerektiren bir sorundur. Bu sorun Parti kongrelerinde tartışılmalı ve çözülmelidir. Kongre oturumda olmadığında, bunu tartışmak ve karara bağlamak Parti Merkez Komitesine bağlıdır. Bir karar verildikten sonra, kararı pratikte uygulayacak Parti üyelerine ihtiyacımız var, bu nedenle her şeyden önce, uygulanabilmesi için on yüzlerce hatta yüz binlerce omurga üyesinin ilkeyi iyi kavraması gerekecek. .

Marksizm-Leninizmin evrensel gerçeği, bir ülkenin somut pratiğiyle – kendisi de evrensel bir gerçek olan bir formülasyonla – bütünleştirilmelidir. İki yönü kapsar – evrensel gerçek ve bu gerçeğin bir ülkenin somut koşullarıyla bütünleştirilmesi. Tutarlı bir şekilde hiçbir yönün göz ardı edilemeyeceğini savunduk. Çin Komünist Partimizin görüşü, evrensel gerçeğin feodalizmi ve kapitalizmi ortadan kaldırmayı ve sosyalizmi, ardından komünizmi gerçekleştirmeyi içerdiğidir. Sosyalist yola girmeden yapabilir miyiz? Hayır yapamayız. Bu evrensel hakikatten sapar ve sosyalizmi kurma çabalarımızdan vazgeçersek, Çin Halk Cumhuriyeti’nin ve Çin Komünist Partisi’nin var olmasına gerek kalmaz. O halde Çin, feodalizmi ve kapitalizmi nasıl ortadan kaldırabilir ve sosyalizmi ve komünizmi daha erken bir tarihte gerçekleştirebilir? Kendi ülkemizin özelliklerini incelemek zorundayız. Aksi takdirde, diğer ülkelerin deneyimlerini mekanik olarak kopyalarsak, bu evrensel gerçek Çin’de gerçekleşmeyecektir. Siz dostlarım, Çin’in sosyalistini öğrenmiş olmalısınız. ziyaret ettiğiniz çeşitli yerlerde kapitalist sanayi ve ticaretin dönüşümü. Bu, evrensel gerçeği Çin’in somut koşullarıyla bütünleştirme durumudur. Evrensel gerçek, kapitalizmi ve sömürüyü ortadan kaldırmayı ve sosyalizmi gerçekleştirmeyi gerektirir. Bundan ayrılırsak, kapitalist sanayi ve ticaretin sosyalist dönüşümü söz konusu olamaz ve kendimizi sosyalist değil kapitalist yolda buluruz. Bu, meselenin bir yönüdür. Diğer yönü ise, bugün girdiğimiz yolun, yani kapitalist sanayi ve ticareti dönüştürmenin, Lenin’in aklından geçirdiği ama gidemediği yol olmasıdır. Kapitalist sanayi ve ticaretin barışçıl dönüşümünü seçtik. Deneyimler göstermiştir ki, böyle yaparak üretimimiz zarar görmemiş, aksine genişlemiştir ve biz sadece kapitalizmi ortadan kaldırmakla kalmamış, aynı zamanda burjuvaziyi de eğitmişizdir. İyi bir yöntem olduğu kanıtlanmıştır. Evrensel gerçek, Çin’in somut koşullarıyla bütünleşmemiş olsaydı ya da zayıf bir şekilde bütünleşmiş olsaydı, büyük kayıplara uğrardık. Aynı şey, tarımın sosyalist dönüşümünde ve çabamızın diğer tüm alanlarında da geçerlidir.

Evrensel gerçeği somut pratikle bütünleştirme sorununda, Partimiz geçmişte çok acı çekti. Bu nedenle iki yönü olan öznelcilikle mücadeleye odaklanıyoruz: dogmatizm ve ampirizm. Dogmatistler sadece Marksist-Leninist ifadeleri bilirler ve bunları somut koşullar ışığında uygulamazlar. Bu uygulama devrimimizde yenilgilere ve aksiliklere yol açtı. Ampiristler, Marksist-Leninist ilkeleri göz ardı ederek, yalnızca somut pratiğe veya belirli bir zaman ya da yerin deneyimine vurgu yaparlar. İkisine de karşıyız.

Arkadaşlarımız için bir noktaya daha değinmek istiyorum. Deneyimlerimizde, evrensel gerçeği somut koşullarla bütünleştirmenin kolay bir iş olmadığını gördük. Çin Komünist Partisi de ara sıra hatalar yapıyor. Yine de bu hataların nedenlerini yakından inceliyor ve gecikmeden düzeltmeye çalışıyoruz. Başkan Mao’nun dediği gibi, bir insanın düzenli olarak yüzünü yıkaması ve bir evin sık sık temizlenmesi gerektiği gibi, bir siyasi parti de hatalarını sürekli düzeltmelidir. Ben kendim sık sık hata yaparım; Herkes yapar. Başkan Mao sık sık kendisinin de zaman zaman hata yaptığını söylüyor ama hepimiz onun bizden daha az hata yaptığını biliyoruz. Herkes hata yapar; hiçbir şey yapmayan kişi, varolmayandır.

(Uluslararası bir gençlik heyeti tarafından sorulan soruların yanıtları.)

Deng Xiaoping

Published: January 13, 1954
Translated by: Unknown
Source:Deng Xiaoping Works
Transcription for MIA: Joonas Laine

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: