Naziler Türkiye’de… Ukraynalı Aşırı Sağcılar Ankara’ya Geleceklerini Açıkladı

Rusya ile Ukrayna arasında düzenlenen esir takası kapsamında, neo-Nazi Azov Taburu’nun üst düzey komutanlarının Türkiye’ye geldiği ve savaş bitene kadar Ankara’da kalacakları öğrenildi.

Esir takasıyla birlikte Türkiye’ye gelen ‘Azovstal komutanları’ arasında ‘Redis’ kod adlı Denis Prokopenko, ‘Volina’ kod adlı Sergiy Volinskiy, Svyatoslav Palamar, Denis Şlega ve Oleg Homenko bulunuyor. Türkiye’ye getirilen isimlerden en öne çıkanı ise Denis Prokopenko.

Ülkedeki Azov liderlerinden Denis Prokopenko, ‘Azovstal savunucuları’ arasında yer alan ve daha sonra Rus güçlerine teslim olan Azov Taburu liderlerinden biri.

Prokopenko, daha önce Ukrayna lideri Zelenskiy tarafından ülkenin en yüksek ödülü olan ‘Ukrayna kahramanı’ ödülüne layık görülmüştü.

Prokopenko, Azov Taburu’na kurulduğu 2014 yılında katıldı. Ukrayna basınına yansıyan ifadelerine göre Prokopenko, dedesinin Fin-Rus kış savaşında ‘Sovyetlere karşı savaştığını’ söyledi ve anti-Sovyetik köklerini şu ifadelerle anlattı:

“Aynı savaşa devam ediyormuşum gibi geliyor: Kremlin’in işgal rejimine karşı savaş. Büyükbabamın komünizme, Bolşevizme karşı öyle korkunç bir nefreti vardı ki…”

Azov Taburu’na katılmadan önce ‘İngilizce öğretmenliği yaptığını’ söyleyen ‘Dilbilimi mezunu’ Prokopenko, Ukrayna’da Azov Taburu gibi ırkçı örgütlenmelere insan kaynağı olarak işlev gören Dinamo Kiev futbol takımının taraftar grubu ‘Dinamo Ultras’ın da aktif bir üyesiydi.

Dinamo Ultras, Prokopenko’nun aldığı devlet nişanını “Tribünümüzü de temsil eden efsane alayın komutanı, Mariupol şehrinin savunmasındaki cesareti ve etkili eylemleri nedeniyle bu en yüksek ödülü aldı” ifadeleriyle kutlamıştı.

Prokopenko’nun 2014 öncesi geçmişi pek bilinmese de çeşitli şüpheler barındırıyor. Ukrayna Privatbank’ta yaşanan veri sızıntısında Prokopenko’nun kredi başvurusuda bulunduğunda ‘ortaokul mezunu olduğunu’ bildirdiği tespit edilmişti.

Prokopenko, 2014’ten bu yana yaşana çatışmalarda bir ‘komutan’ olarak ön cephede yargısız infazlar da dahil olmak üzere özel görevler üstlendi. Prokopenko’nun Donbasslı sivillere yönelik saldırılarıyla ünlü keskin nişancılardan sorumlu olarak görev yaptığı da biliniyor.

Prokopenko, 20 Mayıs’ta Rus güçlerine teslim olmuştu. Rus ordusu, Mariupol halkının linç girişiminden kurtarmak adına Prokopenko’yu özel bir zırhlı araçla kentten çıkardı.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: